122
وَٱنتَظِرُوٓا۟ إِنَّا مُنتَظِرُونَ
Türkçe Meal
“İnanmayanlara: "Durumunuzun gerektirdiğini yapın, doğrusu biz de yapıyoruz; bekleyin, biz de bekliyoruz" de.”
Hud - Hud
وَٱنتَظِرُوٓا۟ إِنَّا مُنتَظِرُونَ
“İnanmayanlara: "Durumunuzun gerektirdiğini yapın, doğrusu biz de yapıyoruz; bekleyin, biz de bekliyoruz" de.”